Archive for the ‘ Nam-ı Kemal Fıkraları ’ Category

Nam-ı Kemal, Japon, Alman ve İngiliz en çok kimin karpuz taşıyacağı üzerine iddiaya girerler. Japon der ki: Ben iki tane taşırım koltuklarımın altına alarak. İngiliz der: Bende 4 tane tasırım iki koltuk altına ikide omuzumun üstüne alırım. Alman da der ki: Bende beş tane taşırım herkes şaşırır nasıl taşırsın ya? İki tane koltuk altına, iki tane omuzlarımın üstüne, bir tanede tarragima takarım demiş. Sıra Nam-ı Kemal e gelir, Nam-ı Kemal der bende 9 tane taşırım iki koltuk altına, iki omuzlarıma, Almanıda tarragıma takarim.

Fransa krallığında saraya hizmetçi aranıyormuş. Deneme için baş vuranlar arsından sınavı nam-ı kemal kazanmış ve işe alınmış. Aradan daha bir saat bile geçmeden nam-ı kemal doğruca kralın huzuruna çıkmış ve “efendim beni işe aldınız teşekkür ederim lakin benim bir kusurum var” demiş kıral nedir evladım senın kusurun dıye sorunca nam-ı kemal ismim efendim demiş, kral yenıden pekı nedır oğlum senın ısmın dıyınce nam-ı kemal de sik efendim demiş. Bunun üzerine kral “sorun değil yeterki kraliçe ve prensesin bundan haberi olmasın dıyerek nam-ı kemalı yollamıs. Bu olaydan sonra nam-ı kemal kralıceye isminin am , prensesede köfte oldugunu söyler. Gel zaman gıt zaman bır gun aksam yemegınde köfte cıkar prenseste en sevdiği yemek olan köftelerı yedıkce yer. Kralıçe hernekadar “kızım bukadar çok köfte yeme aksam senı sıkar” desede prenses yemege devam eder. Gece yarısı olup herkez yatmaya cekıldıgınde nam-ı kemal doğruca prensesın odasına gıderek baslar sıkıstırmaya, prenses hemen “anne anneeeeee köfte beni sıkıyor” diye bagırmaya başlar. Kraliçe “kızım ben sana okadar yeme, gece sıkar dıye söylemıstım”der prenses “anne bu hızmetcı köfte” dıye bagırır. Kralıce kızının odasına geldıgınde nam-ı kemalı gorur gormez avazı cıktıgı kadar bagırır “bey beeeeeeeyyyyy yetiş kızımın bacakları arasında am var” kral “saçmalama hanım başka ne olacak” dıye kralıceyı azarlar. Kralıce olayı krala ızah edene kadar nam-ı kemal işini bıtırmıs ve balkondan atlayarak kacmaya baslamıs bunu gören kralda derhal balkona cıkarak bagırmaya baslamıs “ey ahaliiii toplanıııınnn” butun halk toplanmış ” siki tutuuuuuuunnnnnn” herkez sıkı tutmus “kafasını kesııııııııınnnnnnn” herkez kafasını kesmıs.

Nam-ı Kemal sarayın bahçesinde çobanlık yapıyormuş. Bu ara padişahın kızı ile sevişiyormuş. Bunu duyan padişah sarayın kapılarını Nam-ı Kemale kapatmış. Bizim Nam-ı Kemal sarayın duvarından bir delik açmış ve kızla burada sevişiyormuş. Birgün padişah kızı iş başında görmüş.
-Kızım ne yapıyorsun orada?
Kız:
-Baba götümde çıban bitti keçiye yalatıyordum . İyi gelirmiş diyorlar.
Padişah:
-Kızım benimkinde de çıban bitti bende yalattırayım.
Neyse padişah götünü deliğe koymuş birden çekmiş. Kızı:
Ne oldu baba?
-Keçi boynuzlarını soktu kızımmmmmm!

Bir gün trende Nam-ı Kemal, Çinli ve Japon bir araya gelip hünerlerini ortaya koymaya karar verirler.
Japon
-Ben bu zarfa sevgilimin baş harfini yazdığımda herkes anama gittiğini anlar demiş.
Çinli
-Ben bu zarfa evimin nosunun son rakamını yazsam anama gittiğini anlar demiş.
Bunun üzerine Nam-ı Kemal.
-O bir şey mi ben bu zarfı kime göstersem anama gittiğini anlar demiş.
Herkes şaşırmış ve yapmasını istemiş.
Nam-ı Kemal de zarfı nah işareti yaparak karşı vagondaki birine göstermiş.
Adamda Nam-ı Kemal dönüp;
-Al onu anana gönder…

Bir Fransız Bir İngiliz Birde bizim Nam-ıKemal`i ayrı ayrı adalara atmışlar yanlarına da birer maymun vermişler bunlardan nasıl bir nesil türeyecek diye merak etmişler aradan 5 yıl geçmiş bilim adamları Fransız`ın bulunduğu adaya gitmişler yarı maymun yarı insana tombul bakımlı bir çocuk bulmuşlar sevinmişler oradan, İngiliz`in bulunduğu adaya gitmişler oda aynı birde bizim Nam-ı Kemal`in bulunduğu adaya gitmişler bakmışlar ki bakımsız ,cılız ,kötü bakımlı, ne insana nede maymuna beziyor bilim adamları şaşırmış bizimkine sormuşlar bu ne hal namık İngiliz ve Fıransız`ın çocuklarını anlatmışlar Namık demişki
-Eee banada dişi maymun verseydiz ben daha iyisini yapardım erkek maymundan bukadar oluyor.

İngiliz Fransız ve Nam-ı Kemal trende yolculuk ederken İngiliz kendi posta sistemlerinin çok hızlı olduğunu söyler buna karşılık Fransız kendi sistemlerinin daha hızlı olduğunu ve 1 günde postanın alıcıya ulaştığını belirtir. Nam-ı Kemal de onlara elindeki mektubu gösterir ve bunu anında köyüne göndereceğini belirtir. İngiliz ve Fransız şaşırarak izlerler Nam-ı Kemal trenden dısarı bakar ve koyun otlatan çobana elini sallar ve “bu kime bu kime?” Çoban da karşılık verir “ananaa ananaa…”

Birgün padişah bir yarışma düzenlemiş. Kızını halkın önünde soyunduracak ve dalgası kalkmayana büyük miktarda altın verecekmiş. Ülkenin her yerinden yarışmaya katılanlar olmuş ve tabi bizim Nam-ı Kemal de durur mu o da katılmış ama diğerlerinden daha hazırlıklı gelmiş. Şeyini, kalkmasın diye bacağına dolamış!!
Neyse yarışma başlamış. Padişahın kızıda ne öyle, güzeller güzeli taş gibi bir vücut, dayanılacak gibi değil…
Hal böyle olunca da herkesin şeyi kalkar kurşuna dizilir, bizim Nam-ı Kemal in bacağı kalkar topa tutulur!

Bir gün Nam-ı Kemal yolda giderken bir bayan görür ve derki:
- Bayan önünüzdeki göbek mi bebek mi?
Kadında “bebek” der.
Nam-ı Kemal de:
- Aletini versem bir tanede bana yapar mısın?

Nam-ı kemal Fransiz arkadaşıyla bir gün Fransayi gezerken bakmışlarki bir sör heykelinin altında Türk bir elinde bir parca ekmek sarılmış ekmeği yiyor diger eliylede mikini tutuyor, Fransız hemen atılır ve nam-ı kemale doner
bak ustad sizin Türklerin haline bizim sör heykeli dahi sizin Türklerin rezilliğini gösterir gibi duruyor.
Nam-ı kemal hemen atılır derki,
yok üstad bizim Türk ekmegi yiyor sizin sörde bir parça ekmek istiyor, bizim Türkde alda mikimi ye diyor.

Boşalma yarışması yapılır. İngiliz Fransız ve doğal olarak Nam-Kemal. İngiliz gelip çeker. spiker sayar: 1kova, 2 kova, 3 kova tıkandı. Fransız çeker: 5 kova, 6 kova, 7 kova Nam-ı kemal çeker: 10 kova, 11 kova, 12 kova 1.tribün, 2. tribün, 3.tribün, 4. tribün glugluglu.


Teknopaylasim.net